Günün Haberleri   |   Giriş sayfam yap   |   Favorilere ekle   |   Künye   |   İletişim   |   Sitene haber ekle


 
DOLAR
5,6301
EURO
6,4431
IMKB
97,581
ALTIN
221,731
 
Hava Durumu ANKARA
11 / 23 C°
Değiştir
 
     
 
Medya Spot Google
 
 
 Ana Sayfa  Gündem   Ekonomi   Dünya   Yaşam   Medya   Spor   Magazin   Polis Adliye   Eğitim   Yerel Haberler 
 
''Beyin'' hakkı: Büyüyen zihin
 ZELİHA BEDİR 22 Eylül 2014 Pazartesi  

“Her geçen yıl “hayat ağacımın dallarına” altın değerinde tecrübeler ilave ediliyor… Kırılıyorum, üzülüyorum, seviniyorum gelip geçiyor… Bütün bu duyguların her ne kadar kalpte hissedilse de beyinde, başlayıp beyinde bittiğini görüyorum… Çünkü bu duygulara istersem izin vermem…
Beynimi entelektüel anlamda geliştirdikçe sanki hayatın şifrelerini de daha iyi okuyabiliyorum… Hayata geliş amaçlarımız… Ya da bu dünyada bırakacaklarımız… Zaten hayatın özeti de bu iki cümle arasında saklı değil mi?  İnsan bilgilerine bilgi, içinde var olan enerjisine coşku katarak, kapris ve hırslarından arınarak bilmediklerine ulaşmanın keyfini yaşamalı… “Beyin” bunu hak ediyor…
Hayatımdaki en değerli iki varlıktan biri oğlum… O daha karnımdayken, onun hayata dair bir kılavuzum olmasını diledim… Evet, çok şükür ki, bana kılavuz olan bir oğlum var… Hayatın hiç bakmadığım taraflarını gösteren, yaşatan, beni geçmişle yüzleştiren ve gelecek için bugünü yaşamamı öğreten… Hayatta kolayı hiç de sevmeyen ve kolayı seçmeyen bir oğul… Beyni bu nedenle daha da büyüyor. Bu büyük beyin zarar görmesin, bilinçaltı kodlamaları yaşamasın diye çok mücadele ediyorum… Oğlumun ve akranlarının dönemi “kristal çocuklar” olarak niteleniyor… Onlar dünyayı bir bütün olarak okuyup, çözecek diye sevinirken engeller daha da tuhaflaşıyor… Onları bulundukları seviyeden aşağıya çekmeye çalışan, üstelik biz yetişkinlerin ortaya çıkardığı yeni problemler var… Kendileri yeni ama problemleri geleneksel kalıyor… ”Onlar mücadele için var, ne var bunda” demeyin? Konu derin ve ciddi!
Kristal çocukların nefes almasını engelliyor tutumlarımız… Özellikle anneler ve pek tabi ki babaların elleri, onların çocukluklarına gölge ediyor…
“Gölge” derken çocuk yetiştirme konusunda, ideolojik düşünce, cinsiyet, yaş, eğitim ve din gibi parametrelerden bahsetmiyorum… Çocukluğumuzun kompleks ve kaygıları dahil her türlü zayıf, kötü tarafını kendi çocuklarımıza aktarıyoruz… İnsanları sevme, saygı duyma davranışları da dahil buna… Hani bizler yeniydik,  daha eğitimli, daha çağdaş, daha çok insanı anlamaya çalışan!… O zaman insan sormadan edemiyor, “değişim nerede?” diye….
Yazılarını takip ettiğim www.egitimpedia.com adlı internet sitesinde yer alan bir yazı çok hoşuma gitti… Stanford Üniversitesi’nde yıllardır öğrenme karşısında insan zihninin davranışlarını araştıran Dr. Carol Dweck, insanların çoğunun iki zihin davranışını sergilediğini bulmuş. Sabit ya da büyüyen zihin yapısı.
Sabit zihin yapıları, insanların zeki ya da zeki olmadığına ve zekânın genlerle sabitlendiğine inanırken; büyüyen zihin yapıları olanlar ise, kapasitenin ve zekânın çaba, mücadele ve hatalarla büyüdüğüne inanıyor… Dweck’e göre sabit zihin yapısı olanlar, başarı olasılığı yüksek olan işler için çaba gösterirken, mücadele etmek zorunda kalabilecekleri işlerden kaçınıyorlar… Bu da öğrenmelerini kısıtlıyor. Büyüyen zihin yapısı olanlar ise, mücadelelere kucak açarak azim ve çabanın öğrenme sonuçlarını değiştirebileceğini anlıyorlar... İkinci yani, büyüyen zihin yapısına sahip grup, kendini aktif bir şekilde zorlayarak, entelektüel anlamda daha büyüyor…
Uzmanlar, insan hayatında yeni bir alışkanlığı yerleştirmek için 21 gün boyunca hiç ara vermeden tekrar edilmesi gerektiğini söylüyorlar… Çünkü yeni alışkanlığın zihinde ve hücresel bellekte kalıcı olarak yerleşmesi 21 gün sürüyor...O halde zihin davranışları öğretilebilir, çünkü değiştirilebiliyor… O zaman yapacağımız ufak tutum değişimleri bile hayatımıza güzellikler katacak… Her şey için geçerli bu…
Dweck’in araştırmasına geri dönecek olursak, bugünden itibaren çocuğumuzun doğuştan getirdiği özelliğini övmek yerine, onun yaşadığı süreci övelim. Ona, “ne kadar zekisin” demek yerine onun, karşılaştığı bir problemi çözerkenki tutumunu, yöntemini övelim… Ona  büyüyen zihin yapısını öğretelim…
Teknoloji çağının bunca argümanı ile aslında her şey o kadar kolay ki… İstemek lazım biraz… Etrafımızda, okuyarak, araştırarak, deneyerek, hata yaparak beynini geliştiren, nezaketli, demokratik, çağdaş, kimseyi dini, rengi, ırkı ile değerlendirmeyen, sanatsal aktivitelerle yaşamını süsleyen insanları düşlemek bile beni heyecanlandırıyor… O zaman, “her şey güzel olacak” diyorum...
                                                          xxxxxxxx

Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
  Toplam yorum 0   Onay bekleyen 0  


Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.
 

Bu yazı henüz yorumlanmamış...


 Yazarın Diğer Yazıları
 
  ÇOK OKUNANLAR
  YAZARLAR

 
EMİN VAROL
 
Vekil Salonda, Bakan Balkonda, Meclis Başkanı Ara Katta..

 
Ercan Deva
 
Hatalar Zinciri ve Ortak Akıl

 
MURAT ŞAHİN
 
Medya Dünyasında Kara Günler Kapıda

 
Cahit Saraçoğlu
 
"IMF Gibi İstekler Bitmezdi"

 
Yasin Burak Arslan
 
DÜNYA EKONOMİSİNDE ŞAH VE MAT ADIMLARI
  ÇOK YORUMLANANLAR
  ANKET
Sizce Muharrem İnce CHP Genel Başkanı olacak mı ?
Evet
Hayır
İlgilenmiyorum
 Sonuçları göster   
 
 
RSS

Add to Google
Medya Spot'ta yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz.  Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Medya Spot sorumlu tutulamaz.