Günün Haberleri   |   Giriş sayfam yap   |   Favorilere ekle   |   Künye   |   İletişim   |   Sitene haber ekle


 
DOLAR
4,7081
EURO
5,4796
IMKB
93,043
ALTIN
194,220
 
Hava Durumu ANKARA
15 / 26 C°
Değiştir
 
     
 
Medya Spot Google
 
 
 Ana Sayfa  Gündem   Ekonomi   Dünya   Yaşam   Medya   Spor   Magazin   Polis Adliye   Eğitim   Yerel Haberler 
 
BAHAR ÇİÇEKLERİ
 ZELİHA BEDİR 30 Mart 2016 Çarşamba  


Ülkemin her köşesi rengarenk; havada mis gibi çiçek kokusu.  Baharın kokusu bu. Mart’ın ayazına inat açan çiçekler bunlar.
***
Bir AVM’nin zemin katında karşımda oğlum hem sohbet hem de kahve keyfi yaşıyorum… İşte şimdi eşim de geldi, keyfimiz katlandı… Nedense biraz sonra gözüm yana, yaşlı bir beyefendiye takıldı. Ellerinde market poşetleri, ortada bulunan dinlenme koltuklarından birine ilişti yavaşça. Kafası hep yere bakar vaziyette poşetlerden birinden bir muz çıkarıp yiyiverdi. Sonra da yine ağır ağır kalkarak çıkışa doğru yöneldi. Kafası hiç kalkmadı yerden. (Düşüncelerinin ağırlığı mıydı onu yere çeken!?)
İç sesim konuştu acıyarak; “sona doğru gidiş bu olmalı, kaçış yok ki!” O halde neden bu acelecilik, bu nankörlük, bu üç kağıt? İnsanlık nereye koşuyor?...
***
Çoğumuzun problemleri, yükleri var şu dünyada. Benim bir yüküm yok, “keyfime bakar, yan gelir yatarım” diyorsanız, doğru, sorumluluktan kaçanın yükü olmaz. Bir önerim var: Elinizi vicdanınıza koyarak aynaya dönüp kendinize bir bakın ve düşünün… İnsanın önce kendine sonra da yaşadığı topluma karşı sorumlulukları vardır.
Türk Milleti olarak aylardır kabus dolu bir tünelin içindeyiz.  Kolumuz, kanadımız kırıldı. Üzüntülerimiz tarifsiz.
Nereye gidiyoruz diye sordunuz mu hiç kendinize? Tabii ki sordunuz ve cevabınızın her birinde felaket senaryoları yatıyordu. Sosyal mecra, çalıştığı ölçüde, kıyametleri defalarca yaşattı hepimize. Herkes siyaset uzmanı, muhabir, gazeteci oldu bir anda. Oysa, yapılan moral bozmak ve korku yaymaktı. Terör hedefine doğru koşarken, gelinen bu noktada amacı neydi sizce?
Sonra bir korku çemberinin içine girdik. İstihbaratlar havada uçuştu. Ağzı olan konuştu. (Konuşulanları merak etmeyin siz unutsanız da ileride facebook hatırlatır…) Türkiye’yi güvensiz bir ülke şeklinde lanse etmek için çabaladık adeta. Oysa terör, sadece Türkiye’de değil, bütün dünyada insanlığa yakışmayan boyutuyla yaşanıyor… Sakın yanlış anlamayın, bunu kesinlikle doğal karşılamıyorum.
Sanal ortamın güvensiz olduğu hepimizin dilinde. Kaynağını bilmediğiniz bilgileri ne zamandan beri paylaşır olduk? Çoğumuz eğitimli insanlarız güya… Bu yüzyılda “Bilgi Çağı” yaşayacaktık, bilgi çöplüğü olmayacaktık. Doğru bilgiye ulaşma teknikleri, güvenilir bilgi, güvenilir kaynak konusunda Kütüphanecilere, bilgi bilimcilere çok iş düşüyor.
Yanlış anlaşılmasın eleştiriye karşı değilim. Fakat eleştirdiğin kendi ülken, kendi geleceğin. Bu sanal bir oyun değil. Birlik ve beraberliğe en çok ihtiyacımızın olduğu bir dönemde ülke içinde bu kadar çatlak sesin çıkması sizi de ürkütmedi mi? Sizin işiniz sadece eleştirmek mi? Amacınız ne? Gemi batsa ilk siz mi terk edeceksiniz yoksa?!
Üzüntüler içinde, ne yapmalı diye kendime sorarken, Dış Ticaret Hocamızın, içinde Türkiye’nin de yer aldığı geniş Orta Doğu topraklarının ticaret için parlayan bir yıldız olduğu, sözleri aklıma geliyor. O zamanda sormuştuk, rahat bırakırlar mı bizi? Terör hem insan kaynaklarımıza hem de ekonomimize darbe vuruyor.
 
Türkiye’nin güçlü bir muhalefete ve sivil toplum örgütlerine ihtiyacı var. Güçlü sivil toplum örgütleri, güçlü muhalefet iktidarı dinamik tutar, doğruya zorlar. Demokrasinin güzelliklerinden biridir bu. Oysa bizde maalesef, muhalefetin güçlü bir muhalefete ihtiyacı var.
***
Şunu unutmayalım, bu toprakların her karışında atalarımızın kanları var. O kanlar boşa dökülmedi. Oyunların figüranı olmak yakışmaz bizim gibi asil Türk Milletine…
Türkiye bahar çiçekleri gibi.  Ayaza, kara, yağmura inat açar çiçeklerini. Ümitsizlik içinde bile yeşerir. Bu topraklarda rahat bırakılmayacağımızı bile bile barış içinde yaşarız. 
Şunu bütün dünya iyi bilmeli, Biz Asil Türkler, dün vardık, bugün varız, gelecekte de var olacağız.
Türk’ün Atası büyük Atatürk’ün söylediği gibi, Ne mutlu Türküm diyene!…

Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
  Toplam yorum 2   Onay bekleyen 0  


Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.
 
Nuray
30 Mart 2016 Çarşamba 11:26
NE MUTLU TÜRKÜM DIYENE!.. YUREGINE SAGLIK GUZEL ARKADASIM
Katılıyorum  Katılmıyorum  
Puan verilmemiş
levent kokbudak
30 Mart 2016 Çarşamba 11:04
Kaleminize Yureginize saglık
Katılıyorum  Katılmıyorum  
Puan verilmemiş

 Yazarın Diğer Yazıları
 
  ÇOK OKUNANLAR
  YAZARLAR

 
EMİN VAROL
 
CHP'de Vekil Olmak

 
Ercan Deva
 
Hatalar Zinciri ve Ortak Akıl

 
MURAT ŞAHİN
 
Yaşasın Halkın Zaferi,Kahrosun Hainler...

 
Cahit Saraçoğlu
 
Kamu Faizde, Özel Sektör Kredi ile Boğuşuyor

 
HAYATIN İÇİNDEN
 
Asgari Ücret ve Muhalefet

 
ZELİHA BEDİR
 
ANA/KADIN

 
Yasin Burak Arslan
 
Yatırım Maliyeti ve En Önemli Giderler

 
Deniz Özgür
 
LUNAPARK
  ÇOK YORUMLANANLAR
  ANKET
24 Haziran Cumhurbaşkanlığı Seçim Anketi
Recep Tayyip Erdoğan
Meral Akşener
Muharrem İnce
Selahattin Demirtaş
Temel Karamollaoğlu
DoğuPerinçek
 Sonuçları göster   
 
 
RSS

Add to Google
Medya Spot'ta yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz.  Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Medya Spot sorumlu tutulamaz.