Günün Haberleri   |   Giriş sayfam yap   |   Favorilere ekle   |   Künye   |   İletişim   |   Sitene haber ekle


 
DOLAR
5,6440
EURO
6,4993
IMKB
96,455
ALTIN
222,536
 
Hava Durumu ANKARA
14 / 22 C°
Değiştir
 
     
 
Medya Spot Google
 
 
 Ana Sayfa  Gündem   Ekonomi   Dünya   Yaşam   Medya   Spor   Magazin   Polis Adliye   Eğitim   Yerel Haberler 
 
Demir Çelik Sektörüne Bakış
 Yasin Burak Arslan 7 Mayıs 2016 Cumartesi  

Demir çelik, Türkiye ekonomisinin büyümesinde lokomotif görev üstlenen sektörler arasına adını yazdırmayı başarmıştır. Küresel krizde gelişmiş ülkelere göre daha hızlı iyileşme kaydeden Türk demir çelik sektörü, dünyanın en çok ham çelik üreten 9'uncu ülkesi konumuna ulaşmıştır. Global ölçekte keskin rekabetin yaşandığı bu sektörde Türkiye, rekabetçi gücünü aldığı çok yönlü tedbirlerle de koruyama çalışmaktadır.

SEKTÖRÜN TÜRKİYE'DEKİ GELİŞİMİ

Türkiye'de demir çelik üretimi ilk kez 1928 yılında, savunma sanayiinin çelik ihtiyacını karşılamak amacıyla, Kırıkkale'de, şu anda Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu (MKE) olarak bilinen tesiste başlamıştır.

Karabük Demir Çelik Fabrikaları (KARDEMİR), 1937 yılında Türkiye'nin uzun ürün talebini karşılamak üzere ilk entegre demir çelik tesisi olarak faaliyetlerine başlarken, yassı ürün talebini karşılamak için de, ikinci entegre tesis olan Ereğli Demir Çelik Fabrikaları (ERDEMİR) 1965 yılında işletmeye açılmıştır.

1977 yılında, uzun ürün ve yarı mamul talebini karşılayabilmek amacıyla da, Türkiye'nin üçüncü entegre tesisi olan İskenderun Demir Çelik Fabrikaları (İSDEMİR) üretime başlamıştır.

1960'lı yıllardan itibaren özel sektöre ait elektrik ark ocaklı tesislerin de faaliyete geçmeye başlaması ve 1970'li yıllarda İSDEMİR'in ve özel sektöre ait 5 ark ocaklı kuruluşun işletmeye açılması ile 1980 yılında Türk Demir Çelik Endüstrisi, yıllık 4.2 milyon ton ham çelik üretim kapasitesine ulaşmıştır.

1980'li yıllarda yaşanan ekonomideki liberalleşme hareketleri, sadece Türk ekonomisi açısından değil, demir çelik endüstrisinin gelişimi açısından da, bir dönüm noktası olmuştur. Türk Demir Çelik Sektörü 1980'li yıllarda, yeni elektrik ark ocaklı tesislerin kurulmasına ve ekonomik yapıdaki gelişmelere paralel olarak, büyük bir gelişme göstermiştir.

1996 yılında, AB ile imzalanan AKÇT (Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu) Serbest Ticaret Anlaşması, demir çelik sektörünü, Avrupa Birliği ile entegre olmasına imkan sağlamıştır. Sektör, 1996 yılından bu yana, Avrupa Birliği'nde yerleşik çelik üreticileriyle, maliyetler açısından bazı dezavantajlarına rağmen, başa baş rekabet etme becerisini göstermiş ve AB piyasasında ciddi bir pazar payına sahip olmuştur.


SEKTÖREL PANORAMA

Türkiye'de ham çelik alanında bugün itibariyle 30 firma faaliyet gösteriyor. Bunlardan 3'ü Entegre (BOF), 3'ü İndüksiyon Ocaklı (İO) ve 24'ü Elektrik Ark Ocaklı (EAO) olarak çalışıyor.

Demir çelik sektöründe 100 civarında da çelik servis merkezi var. Söz konusu çelik servis merkezlerinin toplam kapasitesi 8 milyon tonu aşmış durumda. Çelik servis merkezlerden bir kısmı otomotiv, bir kısmı beyaz eşya sektörlerine yönelik çelik işlerken, önemli bir kısmı da genel amaçlı servis hizmeti veriyor.

Türkiye'deki kayıtlı çalışan her 100 kişiden 1,8'i demir ve demir dışı metaller sektöründe istihdam ediliyor.

Dünyada 66 çelik üreten ülke arasında 8. sırada yer alan Türkiye, Avrupa'daki çelik üreticileri arasında ise Almanya'nın ardından 2. konumda bulunuyor.

Yaklaşık 200 ülkeye ihracat gerçekleştiren Türk demir çelik sektörü, 2023 yılında ihracatını 55 milyar dolar seviyesine taşımayı hedefliyor.

SEKTÖREL ANALİZ

Dünyada yaşanan küçülme sebebiyle geçtiğimiz yıl, demir çelik firmaları yüzde 65 kapasiteyle çalıştı. 2012 yılında 36.5 milyon ton olan demir-çelik üretimi 2013 yılında 34.5 milyon ton seviyesinde kaldı.
Sektörün işlem hacmi umulanın altında gerçekleşirken, dünyada yaşanan küçülme ve ihracat yapılan ülkelerde demir-çelik yatırımları nedeniyle ihraç pazarlarında daralma yaşandı.

Türkiye Çelik Üreticileri Derneği (TÇÜD) verilerine göre; 2014 yılının ilk iki ayında 
5 milyon 496 bin ton ham çelik üretildi. Ocak-Şubat döneminde elektrik ark ocaklı tesislerin ham çelik üretimleri yüzde 2 düşüşle 3.7 milyon tona gerilerken, entegre tesislerin ham çelik üretimleri ise yüzde 4,3 artışla 1.7 milyon tona çıktı.

Türkiye'nin çelik ürünleri tüketimi ise söz konusu dönemde yüzde 3,3 düşüşle, 4 milyon 600 bin ton seviyesine indi. Ülkemizdeki toplam çelik ürünleri tüketimindeki daralmada, ağırlıklı bir şekilde inşaat sektörü tarafından tüketilmekte olan uzun ürünlerin geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 7,4 oranında gerilemesi etkili oldu.

2013 yılında hurda maliyetleri ile nihai mamul fiyatları arasındaki marjın sıkışmasından dolayı sektörün rekabet etmekte güçlük çekmesi sonucunda, yarı ve nihai mamul ithalatının keskin bir şekilde artış gösterdiği belirtilirken, bu yıl içinse hurda fiyatlarının bir miktar gerilemesinin marjların bir miktar rahatlamasına ve bu durumun ithalatın hızla gerilemesine olanak tanıdığına işaret edildi.

Bu yılın iki ayında toplam çelik ithalatı miktar açısından yüzde 12,6 azalışla 2 milyon 80 bin tona, değer açısından da yüzde 7,3 düşüşle, yaklaşık 1 milyar 850 milyon dolara düştü.

Demir-çelik ihracatı 5.5 milyar dolara ulaştı

Öte yandan Çelik İhracatçıları Birliği değerlendirmelerine göre; Türkiye'nin 2014 yılı ocak-nisan döneminde çelik ihracatı değer bazında yüzde 7,1 azalışla 4,7 milyar dolar olurken, miktar bazında ise yüzde 7,6 düşüşle 6,3 milyon ton olarak gerçekleşti.

Çelik sektörünün ihracatına, diğer birliklerin faaliyet alanına giren demir çelik ürünleri de eklendiğinde Türkiye'nin ocak-nisan aylarındaki toplam çelik ihracatı; miktar bazında 6,6 milyon ton; değer bazında ise 5,5 milyar dolara ulaştı.

Miktar bazında 2 milyon 280 bin ton ihracat ile Ortadoğu dört aylık dönemde de liderliğini sürdürürken, bu bölgeyi 1 milyon 226 bin tonla AB ülkeleri, 773 bin tonla Kuzey Afrika, 600 bin tonla ABD ve Kanada'dan oluşan Kuzey Amerika izledi.

Sektörün aynı dönemde en çok ihracat yaptığı üç ülke Irak, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve ABD olarak sıralandı. Bu dönemde en fazla miktar artışı yaşanan ülkeler İngiltere, İsrail, Fas ve BAE olurken; en fazla azalış Suudi Arabistan, İtalya, Umman ve Irak'ta gözlendi.

İlk dört aylık dönemde ürün grupları incelendiğinde, 2 milyon 806 bin ton ile inşaat demiri ilk sırada yer alırken; inşaat demirini 647 bin tonla profil, 629 bin tonla boru ve 566 bin tonla yassı sıcak takip etti.

Türkiye'nin çelik üretiminin yüzde 4'ünü karşılayan Karabük'te ise yaklaşık 67 milyon dolarlık dış satım gerçekleştirdi.

TANAP sevinci

Türkiye'nin enerji arz güvenliğine çözüm olmayı hedefleyen TANAP Projesi'nin 1810 kilometrelik kara kesimi inşası kapsamında açılacak ihaleye, yerli ve yabancı olmak üzere toplam 15 müteahhit çağırıldı. Projede 2017-2018 yılına kadar bin 800 kilometrelik bir alanda yaklaşık 2 milyon ton civarında boru kullanılacak.

Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı Projesi'nde (TANAP) kullanılacak ana hat çelik boruların üretilmesi ihalesine çağrılan firma ve ortak girişim grupların 6'sının Türk olması çelik sektörü temsilcileri tarafından memnuniyetle karşılandı. TANAP gibi projelerin Türkiye'nin karşısına 5-10 yılda bir çıktığını belirten sektör yetkilileri, bu tip projelerde kullanılacak boru ve sacların mümkün

 

Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
  Toplam yorum 0   Onay bekleyen 0  


Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.
 

Bu yazı henüz yorumlanmamış...


 Yazarın Diğer Yazıları
 
  ÇOK OKUNANLAR
  YAZARLAR

 
EMİN VAROL
 
Vekil Salonda, Bakan Balkonda, Meclis Başkanı Ara Katta..

 
Ercan Deva
 
Hatalar Zinciri ve Ortak Akıl

 
MURAT ŞAHİN
 
Medya Dünyasında Kara Günler Kapıda

 
Cahit Saraçoğlu
 
"IMF Gibi İstekler Bitmezdi"

 
Yasin Burak Arslan
 
DÜNYA EKONOMİSİNDE ŞAH VE MAT ADIMLARI
  ÇOK YORUMLANANLAR
  ANKET
Sizce Muharrem İnce CHP Genel Başkanı olacak mı ?
Evet
Hayır
İlgilenmiyorum
 Sonuçları göster   
 
 
RSS

Add to Google
Medya Spot'ta yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz.  Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Medya Spot sorumlu tutulamaz.