Günün Haberleri   |   Giriş sayfam yap   |   Favorilere ekle   |   Künye   |   İletişim   |   Sitene haber ekle


 
DOLAR
5,6460
EURO
6,4636
IMKB
96,985
ALTIN
222,574
 
Hava Durumu ANKARA
11 / 23 C°
Değiştir
 
     
 
Medya Spot Google
 
 
 Ana Sayfa  Gündem   Ekonomi   Dünya   Yaşam   Medya   Spor   Magazin   Polis Adliye   Eğitim   Yerel Haberler 
 
HEP BİRLİK OLALIM
 ZELİHA BEDİR 14 Aralık 2016 Çarşamba  

‘Her gün ölüyoruz’ diye kanıksıyoruz ölümü. Beni yanlış anlamayın. Burada ölümü ya da

kaderi sorgulamıyorum. Ne haddime!

***

Anadolu’nun bereketli toprakları yüzyıllardır diğer toplumlar için iştah kabartıcı olmuştur.

Coğrafyanın en önemli iki kıtasını birbirine bağlayan ve Anadolu’nun Batıya açılan kapısı

İstanbul’un şahane manzarası bile, burası üzerinde hayal kuran toplumların hazımsızlığının

nedenidir. Anadolu’nun Asya’ya açılan diğer kapısı için uluslararası planlar hiç bitecek gibi

görünmüyor. Doğu ve Güney Doğu bölgelerimizin içinde yer aldığı petrol ve altın zengini,

çoğu Müslümanlardan oluşan bölgede, Cumhuriyeti, Laikliği yaşayan tek ülke olarak Türkiye,

her kaynağı kendi lehlerine çevirmek isteyen uzun kollu toplumlar için sinir bozucudur.

Artık kaynaklarını bitiren, sömürecek ülke bulamayan bu güçler, 21. Yüzyıl için Çin’in de

içinde yer aldığı bölgenin ve Orta Doğu’nun ticarette parlayan yıldız olduğunu görmektedir.

Ulusal Bilince sahip Çin, nüfusu, çalışkanlığı, azmi, teknoloji, sanayi vs. yatırımları ile zaten

dünya dengeleri için bir “güç” pozisyonu halindedir. Ancak, aynı şey kısmen bizim için

özellikle de Arap Ülkeleri için geçerli değildir.

Türkiye’de ve Orta Doğu’da bombalar, akan kan neden durmuyor hepimiz biliyoruz. Fakat

bunu bilmek, bu durumu normal karşıladığımız anlamına gelmesin. Asla kanıksanamaz bu

yaşananlar. Bunlar insanlık ayıplarıdır.

***

Türkiye’nin birinci problemi iç huzurunun olmamasıdır. İçerde muhalefetin, sivil toplum

yapılanmalarının yetersizliği aslında iktidar için de bir kayıptır. İktidarı dinç tutacak, onu

denetleyecek olan bu yapılanmalardır. Fakat bizdeki dağınıklık, kafa karışıklığı, günlük

tepkiler, bol konuşma, moral bozuklukları ile vatandaş olarak muhalefetin yetersizliği ile

iktidarın yaptıklarını konuşuyoruz. Gelecek konusunda karamsarız, yapıcı değiliz; uzun

vadede yarına ışık tutamıyoruz. Bize politika ve basın ne dayatıyor ise ona doğru kitlesel

olarak savruluyoruz.

Sosyal mecranın baş döndürücü hızı hakikaten bizim başımızı döndürmüş durumda. En

eğitimlimizden en eğitimsizimize kadar, eleştiri yapacağız diye, ne doğru-ne yanlış bilmeden

sadece paylaşımlarda bulunuyoruz. İki kavram birbirine karışmış vaziyette… Bilincimizi

kaybetmiş durumdayız. Oysaki bize güçlü bilinçler lazım. En çok da Ulusal Bilinç lazım.

Karanlığın her türlü korkunç yönü ile bastırdığı ancak Mustafa Kemal Atatürk gibi bir önderin

çaktığı kibrit ile parlayan, asker-sivil demeden cesur yüreklerin birleşmesi ile büyüyen ve bizi

kurtuluşa götüren Ulusal bilinç türünden. Açıkcası “Ulusal Bilinç” birileri tarafından getirilip

yüreklere-beyinlere sokulamaz. Bu topraklarda yaşayacak çocuklarımız için, yani, Türkiye

Cumhuriyeti’nin geleceği için çalışkan, düşünen, üreten, yanlışa izin vermeyen, haklarını

savunan, konuları bütün olarak görüp değerlendiren bireyler olmalıyız. Bunun için en başta

eğitimimize önem vermeliyiz. Eğitim, güçlü sanayi, güçlü tarım, güçlü teknoloji, bilim ve tıpta

ilerlemeler bizim en büyük yatırımlarımız olacaktır. Önem verdiğimiz alan daha çok bu

konularda yoğunlaşmalıdır. Oysa biz gittikçe eğitimden kopan, kaba saba, günlük yaşayan,

boş kafalı siluetler oluyoruz. Günlük başarı, sosyal mecra fenomeni olmak!

***

Verdiğimiz görüntü şu: Felaketler yaşayana kadar (başta terör) birbiri ile kavga eden,

birbirinden nefret eden bir toplum, sonrasında “Tek Yürek” olan bir toplum. Bizim birlik

olmamız için felaketlere ihtiyacımız yok ya da birilerinin dayatmaları karşısında

birleşmemeliyiz sadece. Bizim hep birlik olmaya ihtiyacımız var!

‘Her Gün Ölüyoruz” ya da ‘Türkiye Teröre Karşı Tek Yürek” lafları duymak istemiyorum artık.

Hele de acıyı daha da perçinleyen müzikli, çocuk ve yaşlı dramlarının gösterildiği haberler

izlemek istemiyorum. Acımızı ballandıra ballandıra sunmanın bir anlamı yok. Türkiye her

zaman tek yürek ve dimdik olmalı. Bize yakışan budur….

Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
  Toplam yorum 2   Onay bekleyen 0  


Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.
 
KENAN ERÇETİN
16 Aralık 2016 Cuma 00:59
birlik ve bütünlük mesajlarının en çok verildiği bu günlerde farklı bakış açılarıylada olsa güze bir yazı okudum tebrikler zeliha bedir öncelikle.. biliyosunuz 15 temmuzda darbe yaşadık sonra yenikapı ruhu birliktelik sonrasında yine kopuş başımıza gelen her felaket sonrası kenetleniyoruz hiç ders çıkatmıyor sonra yine kopuyoruz.. güven ortamı sarsıldı mhp ye baksanıza neler söyledi bugün gelinen noktaya bak bunu nedenmi yazdım güven duygularımız erozyona ugruyor sürekli sonunu getiremediğimiz nice birlik beraberliklere..
Katılıyorum  Katılmıyorum  
Puan verilmemiş
Sefer Aydemir
15 Aralık 2016 Perşembe 00:34
Çok güzel, sıcak biryazı olmuş.
Katılıyorum  Katılmıyorum  
Puan verilmemiş

 Yazarın Diğer Yazıları
 
  ÇOK OKUNANLAR
  YAZARLAR

 
EMİN VAROL
 
Vekil Salonda, Bakan Balkonda, Meclis Başkanı Ara Katta..

 
Ercan Deva
 
Hatalar Zinciri ve Ortak Akıl

 
MURAT ŞAHİN
 
Medya Dünyasında Kara Günler Kapıda

 
Cahit Saraçoğlu
 
"IMF Gibi İstekler Bitmezdi"

 
Yasin Burak Arslan
 
DÜNYA EKONOMİSİNDE ŞAH VE MAT ADIMLARI
  ÇOK YORUMLANANLAR
  ANKET
Sizce Muharrem İnce CHP Genel Başkanı olacak mı ?
Evet
Hayır
İlgilenmiyorum
 Sonuçları göster   
 
 
RSS

Add to Google
Medya Spot'ta yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz.  Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Medya Spot sorumlu tutulamaz.