İhracatçılar eleştiri oklarının yönünü bu kez Merkez Bankası'na değil doğrudan hükümete, Ulusalararası Para Fonu'na (IMF) ve Dünya Bankası'na çevirdi. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Oğuz Satıcı, IMF'yi Türkiye'yi tuzağa düşürmekle suçladı. Hükümetin ise ihracatçıya karşı duyarsız kaldığını ve üvey evlat muamelesi gösterdiğini belirten Satıcı, "Yabancı sermayeye gösterilen büyük ilgi, neden Türkiye'nin kendi üreticisinden esirgenmektedir? Benimsenen politikaların üretim değil ticaret politikası olduğu son derece açıktır” dedi.
Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen ve TİM Başkanı Oğuz Satıcı, şubat ayı ihracat rakamlarını dün Adıyaman'da açıkladı. Şubat ayında ihracat rakamları geçen yılın aynı ayına oranla yüzde 7.51 arttarak 6 milyar 124 milyon dolara ulaştı. İhracat 2006 yılının ilk 2 ayında 11 milyar 60 milyon dolar olurken, 12 aylık ihracat ise yüzde 11.4 oranında artarak 73 milyar 812 milyon dolar seviyesine çıktı.
Hazırgiyimde düşüş var
Toplam ihracat içerisinde yüzde 85.2’lik paya sahip olan sanayi ürünleri ihracatı önceki yıla göre yüzde 6.1 artarak 5 milyar 215 milyon dolar olarak gerçekleşirken, sanayi sektöründe en fazla ihracat artışı yüzde 29.2 ile değerli maden ve mücevherat sektöründe oldu. Hazırgiyim ve konfeksiyon sektöründe yüzde 3.5’lik bir azalma yaşandı. Otomotiv ihracatı ise 1 milyar 126 milyon dolarla hazırgiyim ve konfeksiyon ihracatını 8 milyon dolar geride bıraktı.
TİM verilerine göre, geçen ay ihracatta aylık bazda rekortmen, hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri oldu. Bu sektörün ihracatı yüzde 42.97'lik artışla 225 milyon 289 bin dolara yükseldi. Fındık ve mamulleri ihracatı yüzde 38.87 artarak 133 milyon 964 bin dolar
Satıcı'nın eleştiri okları ise bu kez kur nedeniyle Merkez Bankası Başkanı Süreyya Serdengeçti'ye değil, IMF ve hükümete yönelikti. “Acaba hükümeti ihracat konusunda, üretim konusunda, istihdam konusunda bu kadar duyarsızlaşmaya iten sebepler nelerdir?" diyen Satıcı, şöyle konuştu:
"Krizden çıkış ortamında ihracatçının gösterdiği çabalar ortadayken, üreticiye ve ihracatçıya niçin üvey evlat muamelesini reva görülmektedir? Yabancı sermayeye gösterilen büyük ilgi neden Türkiye’nin kendi üreticisinden esirgenmektedir? Benimsenen politikaların üretim değil, ticaret politikası olduğu son derece açıktır. Türkiye’nin tek çıkış noktası üretime, sanayiye ve ihracata önem vermek değil midir? İstihdam üretmeyecek hiçbir proje politikalarla Türkiye’nin geleceğini tasarlayamaz."
IMF tuzağa düşürüyor
“IMF bizi tuzağa düşürüyor” diyen Oğuz Satıcı “IMF bize sürdürülebilir büyümeyi sunuyor. Sürdürülebilir büyümeyi tutturun, gerisi gelecek diyor. Ancak bu tutturmamız istenen büyüme üretim odaklı değil, istatistiksel bir büyüme. Türkiye aynı 1999’da olduğu gibi içinden çıkılması mümkün olmayan bir kapana kısılmak isteniyor. Üretmeden, istihdam sağlamadan sağlıklı bir ekonomi modeli yaratmak mümkün değil. Bugün bunu kim öğütlüyorsa ülkemizi bir kapana sürüklüyor. Kapandaki yemin adı sürdürülebilir büyüme, kapanın adı da üretimsizlik. Bizler de kapanın içine sıkışmış ve ölmeyi bekleyen avız.”