Sabahattin Önkibar Gül'ün küçük esnaf olarak tarif ettiği fabkikatöt babasının aldığı 42 ihaleyi göler önüne serdi ve YeniÇağ Gazetesindeki köşesinde yazdı. İşte o yazı
Abdullah Gül çok değil bir hafta önce Vakit Gazetesine ne demişti hatırlayın:
“Benim babam küçük esnaf ve sakallı olduğu için beni Cumhurbaşkanlığı’na layık görmediler.”
Sakallı babaya sahip olmanın Cumhurbaşkanlığı’na seçilmek için engel değil klasik bir AKP istismarı olduğunu Sayın Demirel’in sakallı babalarını hatırlatılarak çürütülmüştü.
Geriye kalıyor zavallı esnaf istismarı...
Heyhaaat o da büyük bir çarpıtmaymış!
Dünkü Hürriyet Gazetesi’ndeki habere göre meğer Abdullah Gül’ün babası Ahmet Hamdi Gül Beyefendi öyle zavallı bir esnaf filan değilmiş.Tersine kökleri 1972’ye dayanan köklü bir şirkete (Asteksan) ve 4000 metrekare kapalı alanı olan devasa bir fabrikaya sahipmiş.
Bitmedi, Abdullah Bey’in zavallı dediği babasının İstanbul’da da Kitoko İç ve Dış Tic. Ltd diye de ayrı bir şirketi varmış. Bütün bu şirketlerin Adana ve Romanya’da da şubeleri bulunuyormuş.
Gelelim zavallı ve küçük esnaf olan (!) olan Abdullah Gül’ün babasının fabrikasında neyi imal ettiğine?
Şehir, park ve bahçe mobilyaları, çöp kutuları, otobüs durakları, aydınlatma elemanları ve reklam bilboardları.
Peki garip ve zavallı (!) esnafımız bunları neredelere mi satıyor?
Asteksan’ın internetteki veb sayfasına bakalım..
Aaaa o da ne?...
42 AKP’li belediyenin referansları var orada. Keza İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İETT ve
İSTON’da var bu listede.
Peki referans ne anlama mı geliyor?
Asteksan 42 AKP’li belediyede iş yaptı ve bitirdi anlamına geliyor.
Görüyor musunuz Abdullah Gül’ün zavallı (!) esnaf babasını!
Peki bütün bu işlerin alınmasında Abdullah Gül’ün payı, ya da katkısı var mı?
Doğrusu onu ben bilmem, ama belediyelerin öyle her yeterliliği olana iş vermedikleri de ortada.
Tekrar Hürriyet Gazatesi’ne dönelim ve okumaya devam edelim:
“İstanbul’un 2300 bilboard’unu 5 trilyona Abdullah Gül’ün babası yapacak. Bilboardlarla ilgili olarak Ada Medya kendilerini haksızlık yapıldığı iddiasıyla yargıya gitti.vs (Hayret Hürriyet bu müthiş haberi nasıl manşet yapmaz da içeriye gömer.)
Şimdi Abdullah Bey’e soruyorum, bütün bunlara ne diyorsun?
Hayır, kafanı kuma gömmekle ve iddiaları görmezden gelmekle bunlardan sıyrılamazsın! Zavallı-garip (!) esnaf babana AKP’li 42 belediyenin verdiği ihalelerin tek tek hesabını vermek durumundasın.
Türbanı, dindar cumhurbaşkanı hikayesini ve 367 istismarını bırak, hesaba gel, hesap ver. Baban 42
AKP’li belediyeden bu ihaleleri nasıl aldı?
Yok yok bunları türban istismarı ile de örtemezsin. Derhal bir açıklama istiyoruz.
+++++
SORUYORUM
AKP’nin günahlarına ortak mı olunacak?
Zaman’dan Hüseyin Gülerce dün; Fethullah Gülen Hocaefendi ve cemaatının, değil AKP ile hiçbir parti ile organik bağının olmadığını yazarak, Gülen’in bütün partilere aynı mesafede olduğunu kaydetti. Buna inanmak isterdim ama doğru değil. Delilim ise, Zaman Gazetesi’nin yayını ve cemaata mensup bazı isimlerin yaptığı AKP militanlığıdır. Burada bir parantez açıp Gülen Cemaatinin önderlerine bir mesajım olacak: Farkındalar mı bilmiyorum ama bugünkü görüntüleri AKP ile yoldaş oldukları biçimindedir. Öyle ki tepkilerin pek çoğunu da AKP değil, kendileri alıyor. Çok değil yakın bir gelecekte diyelim global ekonomik trend değişti, sıcak para kaçtı ve AKP yerle bir oldu -ki olacağı eninde sonunda budur- cemaat o zaman ne yapacak? Ya da diyelim ki, yolsuzluk bombaları gümbür-gümbür patlamaya başladı! Cemaat bunları sahiplenecek mi? Evet soruyorum cemaat AKP’nin günahlarına ortak mı olacak? Gülen Cemaati gibi bir yapı nasıl oluyor da siyasetle kader birliği yapıyor anlamış değiliz. Bugünkü tutumları abartısız kumar ve geleceklerine ipotektir. Kumar oynayan da bir gün şansı döner ve eninde sonunda kaybeder. Bilgilerime göre Fethullah Hoca’ya şu nakledilmiş: ” Asker, Tayyip beyden sizin kellenizi istedi, Erdoğan’da direndi ve vermedi. Dolayısı ile ahda vefa gereği AKP ile yoldaş olmalıyız. “ Fethullah Hoca da bunun üzerine desteğe devam demiş. Önce bir hususun altını çizelim ki, bu bilgi doğru değil.. Hocaefendiyi yanılttılar ve akıbetlerini AKP ile endekslediler. Hayret ben bu kesimi daha vizyonlu zannederdim..
+++++
ÇOK HAKLI...
Armatör oğul’a ucuz mazot!
Deniz Baykal’ın şu söylemini çok tuttum: Havada uçana ucuz mazot var, denizde gidene mesela Remzi Gür’ün bursuyla okul okuyup AKP iktidarında gemi sahibi olan armatör oğluna ucut mazor var, ama benim çifçime, köylüme, ekmeğini topraktan çıkarana ucuz mazot yok... Hadi oradan... 23 Temmuz’dan sonra ucuz mazotu artık çifçi de kullanacak.” Deniz Baykal bu söyleminde haksız mı? Asla değil. Bir de şunu merak ediyorum: Söz mazottan açılmış iken Deniz bey Başbakan’ın deklare edip, sonra sustuğu şu petrol kaçakçılarının üstüne neden gitmiyor? CHP lideri o gibi konularda yoğunlaşırsa emin olsun daha prim var.