İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'nin, Şekerbank yüzde 36.5'nin Rabobank'a satışı için anlaşmaya varılmış fiyatın üzerine Rabobank´ın yüzde 72 oranında fazla ödeme yapması gerektiğine dair kararının ardından Banka Munzam Vakfı satıştan vazgeçti. Şekerbank T.A.Ş. Personeli Munzam Sosyal Güvenlik ve Yardımlaşma Vakfı Yönetim Kurulu Rabobank'ın yeni ileri sürdüğü şartları reddettiğini belirterek, yeni bir süre uzatım kararı alınmadığı için de hisse satış sözleşmesinin kendiliğinden sona erdiği bildirdi. Rabobank tarafı ise Vakıf'ın tavrından ötürü hayal kırıklığına uğradığını belirterek hukuki girişimlerde bulunmayı düşündüğünü açıkladı.
Şekerbank T.A.Ş., banka ana hissedarı Şekerbank T.A.Ş. Personeli Munzam Sosyal Güvenlik ve Yardımlaşma Vakfı tarafından bankaya yapılan açıklamayı İMKB'ye gönderdi.Açıklamada, 14 Şubat 2006 tarihli açıklamada 10 Şubat 2006 tarihli mahkeme kararının Rabobank'a gönderildiği ve görüşlerinin beklendiğinin bildirildiği anımsatılarak, ''Rabobank dün mahkemenin söz konusu asgari fiyatı belirleyen kararıyla bağdaşmayan bazı şartlar ileri sürmüş, Şekerbank T.A.Ş. Personeli Munzam Sosyal Güvenlik ve Yardımlaşma Vakfı Yönetim Kurulu aynı gün toplanarak kabul edilmesini mümkün görmediği önerilerin reddedilmesine karar vermiştir'' denildi.
Şekerbank T.A.Ş. Personeli Munzam Sosyal Güvenlik ve Yardımlaşma Vakfı Yönetim Kurulu kararının Rabobank Int. B.V.'ye bildirildiği kaydedilen açıklamada, şu görüşler aktarıldı: ''Tarafların mutabakatına dayanan yeni bir süre uzatımı kararı alınmadığından, ilgili hüküm gereğince hisse satış sözleşmesi kendiliğinden sona ermiştir.
Şekerbank T.A.Ş. Personeli Munzam Sosyal Güvenlik ve Yardımlaşma Vakfı Yönetim Kurulu maliki bulunduğu Şekerbank hisselerinin satışı konusundaki kararlılığını vurgulayarak, satış girişimlerinin devam ettiğinin kamuoyuna duyurulmasına karar vermiştir.''
Rabobank ise mahkeme tarafından alınan kararla ortaya çıkan krizi aşabilmek için , 15 Şubat Çarşamba günü çok cömert bir teklifte bulunduklarını, buna rağmen rağmen, Vakıf'ın bu tavrından ötürü son derece hayal kırıklığına uğradıklarını açıkladı. Rabobank açıklamasında "Bu aşamada, Rabobank gerekli hukuki girişimlerde bulunmayı düşünmektedir. " denildi.
Rabobank, Vakıf ile 2005 yılı Temmuz ayında satış sözleşmesi imzalamıştı. Bu sözleşme çerçevesinde, Rabobank´ın, Sekerbank blok hisselerini, hisse başına 2,86 YTL fiyattan satın alması konusunda anlaşmaya varılmıştı. Şimdi ise İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi, Rabobank´ın sözkonusu hisseler için, hisse başına asgari 4,93 YTL ödemesi gerektiği kararına vardı. Mahkemenin bu kararı, sözkonusu hisselerin alış fiyatının 59 milyon Euro artarak, 141 milyon Euro´ya yükselmesine neden olacaktı. Rabobank tarafından yapılan açıklamada şöyle denildi:
"Vakıf'ın başvurusu üzerine, taraflar arasındaki anlaşmanın onayı veya reddi konusunda bir karar beklenirken mahkemenin bu yönde karara varması, Rabobank'ı olağanüstü derecede şaşırtmıştır. Ayrıca, mahkeme bu kararını, sağlam bir mali analize de dayandıramamıştır.
2004 yılı Aralık ayında imzalanıp kamuoyuna açıklanan hisse alım satımı niyet anlaşmasını takiben Rabobank, denetçilerine, Şekerbank´ın mali durumunu inceleme ve değerlendirmeye başlama yetkisi vermiştir. Bunun yanısıra satıcı taraf da, hisselerin değerini tespite yönelik bir araştırma başlatmıştır. Bu araştırma sonuçlarına istinaden iki taraf arasında Temmuz 2005´te bir satış sözleşmesi imzalanmıştır.
Bu aşamada, satıcı taraf olan Vakıf, anlaşmanın sonuçlanıp yürürlüğe girmesi için gerekli olan Vakıflar Genel Müdürlüğü onayını önemsiz bir şart olarak görmüştür. Bir teftiş organı olan Vakıflar Genel Müdürlüğü ise, sözkonusu anlaşmanın onaylamasının gerekli olmadığına karar vermiştir. Buna rağmen ve Rabobank´ın isteğinin aksine, Vakıf yönetimi, anlaşmanın meşruluğuna karar vermesi için İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi´ne başvurmuştur. Bunu takiben, Mahkeme hisse devrini onaylamış, ancak, hisse satış fiyatının taraflar arasında anlaşmaya varılmış olan fiyatın yüzde 72 üzerinde olması gerektiğine karar vermiştir. "
Rabobank`ın uluslararası faaliyetlerinden sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Rik van Slingelandt, konuyu şu şekilde değerlendirdi: "Elimizde, satıcının kendi değer tespiti ile Rabobank mali müşavirlerinin mali ve idari kayıtlara yönelik yapmış olduğu inceleme sonuçları ile desteklenmiş çok açık ve şeffaf bir satış anlaşması bulunuyordu. Vakfın bu aşamada hisse satış kararından vazgeçerek mahkeme kararı ile fiyatı yükseltmesini profesyonel iş ahlakıyla kesinlikle bağdaştıramıyoruz. Geçtiğimiz yıl içerisinde Şekerbank'ın üst yönetimi ve çalışanları ile iyi ilişkiler kurabilmek için çok çaba harcadık. Bankacılık hakkında sahip olduğumuz geniş deneyim ve uzmanlığımızı iyi niyet çerçevesinde onlarla paylaştık. Şekerbank'ın en büyük hissedarının, Şekerbank´taki orta düzey yönetici ve çalışanların menfaatlerini gözardı etmesi, Şekerbank çalışanları arasında büyük bir güvensizlik yaratmıştır. Rabobank olarak, Türkiye'ye olan ilgimiz halen devam etmekte olup, başka imkanları da değerlendirmeye devam edeceğiz. Ayrıca karşılaştığımız bu durumun, Türkiye'deki iş ahlakına bir örnek teşkil etmediğini düşünüyoruz", diye konuştu. "Şekerbank ile amaçladığımız yatırımlar, bir çok müşterimizin Türkiye ile olan ilişkilerinden dolayı, çok olumlu karşılanmaktaydı" diyen Slingelandt, "Satış Anlaşması´nın bozulması hem kendi müşterilerimizde hem de Rabobank´ın ortağı olan Hollanda'daki yerel Rabobank ofislerinde büyük hayal kırıklığı yaratmıştır" diye ekledi.