Perşembenin gelişi, Çarşambadan belliydi zaten.
Yani Anayasa Mahkemesi'nin HSYK kanununu iptal edeceğini muhalefet, teklif TBMM'de görüşülürken zaten söylemişti. Hatta söylemekten öte, adeta kendini yırtmıştı.
Ancak hükümet, 17 Aralık operasyonu sonrasında HSYK'yı yeniden dizayn etmeyi kafasına koyduğu için tüm itirazlara ve aykırılıklara kulaklarını tıkadı. Kendi partililerinin çoğunluğunu oluşturduğu komisyonların 'Anayasa'ya Uygun'dur kararından hareket ederek bildiğini yaptı
Kavga gürültü ve kaba kuvvetle de olsa teklifi Meclisten geçirdi. 'Yasa Anayasaya aykırı, onaylamayın' diyen Muhalefet ve sivil toplum örgütleri bu kez Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ü uyardı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de uyarılara kısmen kulak tıkadı. Ancak sonunda çekinceli de olsa yasayı onayladı.
Muhalefet bu kez baştan beri söylediği Anayasa'ya aykırılık itirazını, Anayasa Mahmekesine yaptı. Yüce Mahkeme, CHP'nin itirazını yerinde gördü ve yasada, Bakan'a verilen yetkileri içeren maddeyi iptal etti.
Ancak yasa Resmi Gazetede yayınlanıp yürürlüğe girdiği için, o tarihten bugüne kadar yapılan uygulamalardan geri adım atılması mümkün değil. Hükümetin de amacı buydu. Hükümet baştan beri, 'Anayasa Mahmekemesi iptal edene kadar biz yapacağımızı yaparız, ondan sonra isterse iptal etsin' görüşündeydi. Yani amacına ulaştı...
AYM-MUHALEFET EL ELE
Anayasa Mahkemesi, sadece HSYK'de Adalet Bakanı'na verilen yetkileri hukuksuz bulmadı. Yüce Mahkeme, BTK'ye verilen yetkiyi de iptal etti,
Son günlerde Anayasa Mahkemesi'nden art arda gelen kararlar hükümet cephesinden büyük tepki görmeye başladı.
Twitter ve youtube yasakları konusunda da Anayasa Mahkemesi hükümetin hoşuna gitmeyen kararlar verince ipler koptu.
AK parti cehpesinden, AYM, hükümete savaş açtı, muhalefetin yerini almaya başladı yorumları gelmeye başladı.
Oysa AYM'nin ne hükümete savaş açması, ne de muhalefet etmesi söz konusu.
Mahkeme, sadece doğru yönde karar verdi. Yani yapılan (yanlarına kar kalsa da) geleceğe yönelik hukuksuzluğun önünü kesti....
Geriye ise yine koca bir 'hiç tartışması' ile 'zaman kaybı' kaldı.
BİR HATIRLATMA
HSYK yasası ile HSYK'da görev yapan Genel Sekreter, Genel Sekreter Yardımcısı, Teftiş Kurulu Başkanı, Teftiş Kurulu Başkan Yardımcıları, Kurul müfettişleri, tetkik hakimleri ve idari personel ile Adalet Akademisi'ndeki tüm personelin görevi sona ermişti.
Kurul'daki hâkim ve savcılar da "uygun görülen yerlere" atanmışlardı.
* HSYK yasası ile Adalet Bakanı'na üyelerin isim isim hangi üyenin, hangi dairede görev yapacağına karar verme yetkisi tanınmıştı.
* Yeni yasa ile, daha önce HSYK Başkanvekili ve genel sekreterliğe ait olan, idari personelin atanması yetkisi de tek Adalet Bakanı'na verilmişti.