Alınan bilgiye göre, 12 basın meslek örgütünün yöneticileri, Bakan Çelik'i ziyaret ederek, taslakla ilgili görüş ve beklentilerini ilettiler.Basın meslek örgütleri tarafından Çelik'e sunulan raporda, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Taslağın aralarında gazetecilerin de bulunduğu bir grup sigortalının yıpranma hakkını ortadan kaldırdığı belirtildi.Benzer bir girişimin, Sosyal Güvenlik Yasası'nın ilk gündeme geldiği tarihlerde de denendiği anımsatılan raporda, yapılan görüşmeler sonunda, yıpranma hakkının eskiden olduğu gibi aynen muhafaza edildiği ifade edildi. Raporda, 'Şimdi, yıpranma hakkını ortadan kaldırma niyetinin yeniden taslağa dahil edilmesinin gerekçesinin izahı mümkün değildir' denildi.Raporda, 'Taslakla, daha önce Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen kanun hükümlerinde, iptal gerekçeleri doğrultusunda düzenlemeler yapılması beklenirken, bunun ötesine geçilerek, çalışanların mevcut haklarında kayıplara yol açan vahim bir hataya düşüldüğü kanaatindeyiz' görüşüne yer verildi. Raporda, şu değerlendirmelerde bulunuldu:
'Her şeyden önce, yıpranma hakkı gazetecilere tanınmış bir imtiyaz değildir. 25-30 yıllık çalışmaları karşılığında basın emekçilerinden, diğer işçilerden farklı olarak her ay 3 puan daha fazla SSK primi kesilmektedir. Yıpranma hakkının prim karşılığı, medya sahiplerince karşılanmaktadır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı istatistiklerine göre, gazetecilik iş kolunda 15 bin 640 işçi çalıştığı dikkate alınırsa, asgari ücret üzerinden her ay en az 274 bin 482 YTL, sektörde ortalama maaşların 2 bin 200 YTL düzeyinde olduğu kabul edildiği takdirde ise her ay ortalama 1 milyon 32 bin 240 YTL prim fazlası ortaya çıkmaktadır.
Yıpranma hakkının ortadan kaldırılması durumunda, Sosyal Güvenlik Kurumu her ay yaklaşık 1 milyon YTL primden mahrum kalacağı gibi, arada oluşan fark da medya sahiplerine rant olacaktır.'
'HUKUKİ DAYANAKTAN YOKSUN'
Devleti sigorta primlerinden mahrum eden ve çalışanları hak kaybına uğratan düzenlemelere gitmek yerine, gazetecilik iş kolundaki kayıt dışı işçiliği azaltma konusunda bakanlık ile işbirliği içinde olmanın daha yararlı olacağı vurgulanarak, bu kapsamda yasalarda sendikal örgütlenmeyi teşvik edici düzenlemeler yapılmasının önemi belirtildi.
Raporda, ayrıca Anayasa Mahkemesinin 5510 sayılı yasa ile ilgili iptal gerekçeleri incelendiğinde, yıpranma hakkı konusunda Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırılık bulunmadığına dikkat çekildi. Raporda, 'Fiili hizmet süresi zammıyla ilgili mevcut tablonun tamamen değiştirilip, aralarında gazetecilik ve basın iş kollarının da bulunduğu iş ve iş yerlerinin bu hakkının ortadan kaldırılması hukuki dayanaktan tamamen yoksundur.
Gazetecilik ve basın iş kollarının yanı sıra mevcut uygulamada var olan diğer iş kollarıyla ilgili fiili hizmet süresi zammının aynen korunmasını talep ediyoruz' denildi.
Yeni düzenleme ile fiili hizmet süresi zammının, emeklilik yaş hadlerinden 3 yılı geçmemek kaydıyla düşürülmesi öngörüldüğüne dikkat çekilen raporda, mevcut uygulamada bu sürenin '5 yılı geçmemek kaydıyla' şeklinde düzenlendiği anımsatıldı. Raporda, 'Fiili hizmet süresi zammından yararlanabilmek için fiilen en az 10 yıl (3600 gün) çalışma koşulu bulunduğu göz önünde tutularak, bunun yarısı olan 5 yılın yaş haddinden düşülecek azami süre olarak korunmasının hak kayıplarını da ortadan kaldıracağı kanısındayız' görüşüne yer verildi.
Raporda, yeni sistemde, emeklilikte yaş sınırları da artırıldığı için erken yaşta emekliliğin söz konusu olamayacağı kaydedildi.
Basın meslek örgütleri tarafından sunulan rapora, Türkiye Gazeteciler Sendikası, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Çağdaş Gazeteciler Derneği, Parlamento Muhabirleri Derneği, Foto Muhabirleri Derneği, Ekonomi Muhabirleri Derneği, Diplomasi Muhabirleri Derneği, Profesyonel Haber Kameramanları Derneği, Radyo Televizyon Gazetecileri Derneği, Turizm ve Çevre Gazetecileri Derneği, Avrupa Gazeteciler Birliği Türkiye Temsilciliği, Basın Yayın ve İletişim Emekçileri Sendikası imza koydu.