Günün Haberleri   |   Giriş sayfam yap   |   Favorilere ekle   |   Künye   |   İletişim   |   Sitene haber ekle


 
DOLAR
4,7081
EURO
5,4796
IMKB
93,043
ALTIN
194,220
 
Hava Durumu ANKARA
15 / 26 C°
Değiştir
 
     
 
Medya Spot Google
 
 
 Ana Sayfa  Gündem   Ekonomi   Dünya   Yaşam   Medya   Spor   Magazin   Polis Adliye   Eğitim   Yerel Haberler 
 
MASKELİ BALO
 ZELİHA BEDİR 13 Ağustos 2014 Çarşamba  

1994 yılında Ankara Üniversitesi Kütüphanecilik Ana Bilim Dalı ( Bilgi ve Belge Yönetimi

Bölümü, Bilgi İletişimi)’nde okurken o zaman Doçent olan sevgili Hocam Nazlı Alkan’ın

dersinde çeşitli konularda fikirlerimizi ortaya koyma fırsatı bulurduk. Türkiye’nin ana

sorunları üzerinde konuşurken, ben Türkiye’nin birincil sorununun “birey olma” olduğunu

söylediğimde, soyadını hatırlamadım Ela adındaki kız arkadaşım, “Ekonomi” demişti. Çünkü,

ona göre insanın diğer konular üzerine kafasını çalıştırabilmesi için önce karnının doyması

gerekiyordu. Ela’nın söylediği tabiki doğruydu ama, benim düşüncem bugün de aynı. Çünkü

insanlar geçinmenin türlü yolunu buluyor... Bu Ataerkil olan bizim toplumumuzda daha

kolay... Türkiye’deki gibi birinin üzerinden geçinen, birine yaslanan, çalışmadan 4/4’lük

yaşam süren insanlar başka nerede var? ... İnsanlar kimi zaman bir ideolojiye takılıp bir

partiye yaslanıyor; kimi zaman oğluyum, torunuyum diye mirasa yaslanıyor; kimi zaman

kardeşiyim ya da büyüyüğüm diye abla, kardeş ya da abiye yaslanıyor... Velhasıl hayat

mükemmel işliyor...

Anladık da hani nerede, “birey olma problemi “derseniz?...

Bugün hala önce kendi çekirdek ailemiz içinde sonra da mensubu olduğumuz T.C. içinde,

“ben ne yaptım, katkım ne, sorumluluklarımı yerine getirebiliyor muyum?” sorularını

yöneltmiyoruz kendimize... Bu bir özeleştiridir aynı zamanda ve eğer gereği yapılmıyor ise

insan utanır... Çünkü birey utanmayı bilir.

***

Türkiye’de 10 Ağustos Pazar günü bir ilk yaşandı. 12’nci Cumhurbaşkanı’nı (seçime katılan)

halk seçti. Yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimi bir kez daha gösterdi ki, “ ağzı olan sadece

konuşuyor”...

Şimdi bana, “ya Zeliş, onca oy kullanan insan var onları yabana atma” demeyin. Atmıyorum

zira... Türkiye’de kendini oy kullanmaya mecbur hisseden kemikleşmiş bir kesim var. Sabahın

erken saatinde sandık başına gidip oyunu kullanır, vatandaşlık görevini yerine getirir. Bu

vatandaşların oylarının kime gideceği de sabittir. Tebrik ediyorum, saygı duyuyorum onlara...

Benim sözüm oyunu kullanmayıp, bütüne, Türkiye’nin geleceğine zarar veren insanlara...

***

Oy kullanmayanlar güya son 12 yıldır bir korku tünelinde yaşıyor... Kulaklarını kapatıp hiçbir

şey duymuyorlar, gördüklerini geçmiş tecrübeleri ile birleştirip sadece konuşuyorlar. Daha

çok eleştiri... Gaza gelince sokaklara dökülüp demokratik tepkilerini ortaya koyuyorlar...

Biber gazı, jop, tazyikli su yeyince de vatanı kurtarmış gibi hissediyorlar kendilerini. Ve üstelik

bu kesim (güya) eğitimli, elit...

Söz sırası gelince otalıkta yoklar? Neredesiniz sevgili elit kesim? Nerede olacağız tatildeyiz...

Tatilimizi kesemiyoruz. Git-gel uçak parası, yakıt parası... Üstelik referandum tarihi de

önceden biliniyor ama planlar ona göre yapılmamış zaten... Cepten çıkacak ilave masraflar

ay sonunu zorlayacak belki ama kullanmadığın oy ise, ömrünü zorlayacak... Kısa vadeli

düşüncelerin ile verdiğin, uyguladığın karar hep korkuların ile yaşama kararı aldığını

gösteriyor...

Türkiye İran’a dönecek!, Kadınlar bir gecede peçe giyecek ve nicesi... Bu düşünceler kara

basan gibi çullanacak üstüne...

***

Gezi olayları Türkiye’yi değiştirdi diye sevindik. Çükü yaşanan bir teknoloji devinimi idi. Genç

beyinlerin zekasını ortaya koyduğu harka bir ruh oldu. Ve artık Türkiye eski Türkiye değildi...

Ne oldu beyler, bayanlar?... Bu söylem sadece o anki ruh hali ile, “ağzı olan konuşuyor”ların

söylemlerinde mi kaldı? Gerçekten korksalardı karanlıklardan, gelip oyunu kullanırlardı.

Düşünüyorum da samimi değil bunlar. Herkesin konuştuğu bir dönemde deşifre olmamak

için bağırıyorlar sadece. İş bireyselliğe gelince ortalıkta yoklar...

Seçimin çarpıcı sonuçları ortada: Bu samimiyetsiz ortamda sadece söylem değiştirdi, CHP’nin

söyeyemediğini söyledi diye oy arttıran Selehattin Demirtaş gerçeği...

Çatı adaya ve CHP’ye inanmadım diye Demirtaş’a oy atanlar...

Türkiye’de iki büyük partinin muhalefet olamadığı gerçeği...

***

11 Ağustos’a uyandığımızda birieri, “yeni bir dönem” diye sevinirken birileri hala tatildeydi...

Evet bence de “yeni dönem” başladı... Maskeli balo sona erdi, artık maskelerin düşeceği bir

döneme girildi...

Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
  Toplam yorum 0   Onay bekleyen 0  


Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.
 

Bu yazı henüz yorumlanmamış...


 Yazarın Diğer Yazıları
 
  ÇOK OKUNANLAR
  YAZARLAR

 
EMİN VAROL
 
CHP'de Vekil Olmak

 
Ercan Deva
 
Hatalar Zinciri ve Ortak Akıl

 
MURAT ŞAHİN
 
Yaşasın Halkın Zaferi,Kahrosun Hainler...

 
Cahit Saraçoğlu
 
Kamu Faizde, Özel Sektör Kredi ile Boğuşuyor

 
HAYATIN İÇİNDEN
 
Asgari Ücret ve Muhalefet

 
ZELİHA BEDİR
 
ANA/KADIN

 
Yasin Burak Arslan
 
Yatırım Maliyeti ve En Önemli Giderler

 
Deniz Özgür
 
LUNAPARK
  ÇOK YORUMLANANLAR
  ANKET
24 Haziran Cumhurbaşkanlığı Seçim Anketi
Recep Tayyip Erdoğan
Meral Akşener
Muharrem İnce
Selahattin Demirtaş
Temel Karamollaoğlu
DoğuPerinçek
 Sonuçları göster   
 
 
RSS

Add to Google
Medya Spot'ta yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz.  Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Medya Spot sorumlu tutulamaz.