Eski YÖK Başkanı Kemal Gürüz, 28 Şubat soruşturması kapsamında 25 Haziran 2012’de tutuklanmıştı. Bir yılı aşkın süredir Sincan Cezaevi’nde tutuklu bulunan ve davanın tek sivil tutuklu sanığı olan Gürüz, önceki gün Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmanın ardından tahliye edildi. Gürüz, tahliye olduğu duruşmada, tutuksuz yargılanması halinde bütün duruşmalara geleceğine söz verdi.
Bu söz doğrultusunda da cezaevinden tahliye olduktan saatler sonra, dün yine adliyeye geldi. Gürüz, Ankara Adliyesi’nde Milliyet’e konuştu. İçinde kimseye karşı kin, öfke ve nefret bulunmadığını söyleyen Gürüz, “Davada iddianame okunmaya başlandı. Ben savunmamı yaptım. Benim burada ne işim var?
Söyleyebileceğim tek şey; Tanrı, Türk devletine ve milletine zeval vermesin. Benim bundan başka bir düşüncem yok” dedi.
‘Ama alışıyorsun...’
Gürüz, Sincan Cezaevi’nde zor günler geçirdiğini anlatırken, “Ama bir süre sonra oraya da alışıyorsun. Bazen feveran ediyorsun yaşananlara ama neticede Tanrı, o gücü veriyor. Bir de insan kolay adapte oluyor zorunda kalınca. Zaman geçiyor bir şekilde” ifadelerini kullandı. Sincan F Tipi Cezaevi’nin müdüründen, sağlık çalışanları ve infaz memurlarına kadar herkese teşekkür borçlu olduğunu ifade eden Gürüz, “Onların sayesinde o zor şartları atlatabildim. Kendilerine gerçekten şükran borçluyum” dedi.
‘İsyanın dışavurumu’
Haziran ayında 28 Şubat davası kapsamında tahliye edileceklerin arasında isminin yer almadığını öğrenen Gürüz, duruma, “Benim ne suçum var, beni niye tutuyorlar?” diyerek tepki göstermişti.
Bu tepkisinin ardından koğuşuna geçen Gürüz, sol bileğini bir cam parçasıyla keserek intihara teşebbüs etmişti. Gürüz, intihara teşebbüs etmesine ilişkin olarak, “Bir isyan duygusunun dışa vurumu. Haksızlığa karşı derdini anlatabilmek. Onun ötesinde bir şey yok” diye konuştu.
Her yerden mektup
Cezaevinde kaldığı süre boyunca çocukluğundan başlayarak hatıralarını yazdığını da anlatan Gürüz, bunları bir kitap haline getirmeyi planladığını söyledi. Cezaevi günlerinde yazdığı 4 makalenin bir gazetede yayımlandığını ve çoğu İngilizce 30’a yakın kitap okuduğunu ifade eden Gürüz, şöyle devam etti:
“Dava ile ilgili çıkan kitaplardan bazılarını okudum. Şevket Kazan’ın bir kitabı ve İslamiyette hukukun gelişimi ile ilgili bir kitap okudum. Daron Acemoğlu’nun “Why Nations Fail? (Uluslar neden başarısız olur?) kitabı çok ilginçti mesela. Dan Brown’un son kitabını okudum. Televizyon seyrettim. Böylece 1 yılı aşkın zaman geçti. Bir de her gün 10 gazeteyi satır satır okudum diyebilirim. Çok mektup aldım özellikle öğrencilerimden, beni tanıyan tanımayan birçok insandan mektup geldi. Desteklerini yazmışlar. Aslında dünyanın her tarafından çok mektup geldi. ABD Ulusal Bilimler Akademisi’nden de mektup aldım.”
EVDE GEÇEN İLK GECE
28 Şubat soruşturmasında tutuklanan eski YÖK Başkanı Kemal Gürüz, önceki gün cezaevinden tahliye edildi.
Bir yıl sonra geceyi kendi evinde geçiren Kemal Gürüz, duygularını ifade ederken, “Gece nasıl geçti, anlayamadım ki” diye konuştu.
Savcıyla aynı yerde yedi
Dün ilk kez tutuksuz sanık olarak adliyeye duruşmayı izlemeye gelen Kemal Gürüz, ara verildiği sırada adliyenin kafeteryasında yemek yedi. Gürüz’ün yemek yediği kafeteryada, kendisi hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle dava açan Özel Yetkili Ankara Cumhuriyet Savcısı Mustafa Bilgili’nin de yemek yemesi dikkati çekti.MİLLİYET