Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Basın Konseyi ve Gazeteciler Cemiyeti,Başbakan Erdoğan'ın Bekir Çoşkun'a söyledikleriyle ilgili görüşlerini açıkladı.
Bu basın kuruluşları bir basın mensubuna destek olmuşlar görüntüsü verebilmek için cılız bir sesle bir kaç satırı geçmeyen açıklamalarla yetindiler.
Olsun bu kez hiç olmazsa bir miktar birşeyler söyleme gerekliliğini kendilerinde görmüşler.
Ancak bu açıklamalarda kendi insiyatifleriyle değil. Kendilerini arayan Milliyet Gazetesi muhabiri Şükran Pakkan, tarafından görüşlerini sorduğu için ayıp olmasın diyerek yaptıkları üç satırlık açıklama .
Sağolsunlar.
Ancak Türkiye Gazeteciler Federasyonu'nun yine sesi çıkmadığı gibi Ankara Gazeteciler Cemiyeti'de yine her zaman olduğu gibi etliye sütlüye karışmadı, Parlemento Muhabirleri Derneği, Foto Muhabirleri Derneği, Magazin Gazetecileri Derneği, Ekonomi Gazetecileri Derneği, Çağdaş Gazeteciler Derneği gibi diğer Dernekler başlarını kumdan bir türlü çıkartamadılar. Çıkartamazlarda çünkü onlar kendilerine dokunacak şeyi ellemek istemezler. Peki bu dernekler ne yaparlar şu anda ne yaptıklarını bizde bilmiyoruz. Herhalde bazıları tatilde bazıları da harita üzerinde gidecekleri ülkeleri arıyorlardır.
İşte tüm bu olumsuzluklara rağmen yinede lütfedip görüşlerini bildiren gazeteci kuruluşlarının açıklamaları
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu:
Konuşmayı yadırgadığımızı ve ifade özgürlüğü açısından kabul edilemez bulduğumuzu öncelikle vurgularız.
Türkiye'nin demokratik bir ülke olarak tanımlanmasını zora sokan yaklaşımın yinelenmemesi dileklerimizi bir kez daha anımsatırız.
Oktay Ekşi (Basın Konseyi Başkanı):
Sayın Başbakan maalesef hâlâ demokratik sistemin başbakanı gibi davranmayı ve tepki göstermeyi öğrenemediğini gösterdi. Sayın Başbakan, Türkiye Cumhuriyeti'ni babasının çiftliği gibi görmüyorsa, vatandaşlarına da, 'Sen vatandaşlığı terk et' deme hakkına sahip değildir. Sayın Başbakan önce demokratik sistemi içine sindirmeyi öğrenme ihtiyacındadır.
İşte gördüğünüz gibi gazetecilik bu.
Sokak köpeğinin bile hakkını arayan ama kendi hakkını korumaktan aciz bir topluluk durumuna gelmiş durumda. Bunda en çok kimin suçu var ?
Onuda derneklerine ve cemiyetlerine başkan seçenlere sorun...!