2009 yılı sonundan bu yana devam eden eurodaki değer kaybı Türkiye için de bir tehdit haline dönüştü. Eurodaki kan kaybının bir türlü durmaması ve daha da kötüye gideceğine dair gelen sinyaller ekonomi yönetimini alarma geçirdi.
Dış Ticaret Müsteşarlığı ve bağlı olduğu bakanlıkta eurodaki olası kritik gelişmelere karşı bir “euro” planı hazırlanıyor. Plan Türkiye’nin eurodaki olası gelişmelere karşı anında pozisyon almasını sağlayacak. Sözkonusu çalışma, “Euro ne kadar düşerse, hangi sektörde, kayıp ne kadar olur. Bu kayıp nerelerden ve nasıl telafi edilir?” sorularına yanıt verecek şekilde planlar içerecek. Çok sayıda olasılığa ve sektörlere göre yürütülen Bakanlık merkezli çalışma kapsamında, eurodaki olası düşüşlerle ilgili simülasyonlar yapılıyor. Simülasyonlar, bu hafta dış ticaret uzmanları ve merkez bankası uzmanları ile akademisyenlerin de katılacağı geniş bir toplantıda ele alınacak.
Düşüş devam eder
Yapılan ilk belirlemelere göre euronun hem dolar hem de dolaylı olarak TL karşısındaki değer kaybı ihracata şimdilik yaklaşık 2 milyar dolar civarında bir zarar verdi. Bu zararın 1 milyar dolara yakın kısmı sadece turizmden geldi. Otomotiv, hazır giyim ve demir-çelik sektörleri de euro’daki kan kaybından etkileniyor.
Şayet parite 1.15’lere gelirse zarar 3 milyar dolara çıkacak. Euro ile doların eşitlenmesi halinde ise zararın 10 milyar doları bulabileceği, yapılan ilk hesaplamalarda ortaya çıktı. Ancak kesin rakamlar ve bu olasılıklara karşı eylem planları simülasyonlar ve ortak çalışmadan sonra belli olacak.
1.15’de durur deniyor
Dış Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanlığı merkezli yapılan ilk değerlendirmede “Avrupa ülkelerinin ortak politikalar oluşturmaması, mali politikalarında tutarlılık ve kararlılık bulunmaması nedeniyle eurodaki düşüşün devam edebileceği” tahmini yapıldı. Türkiye’nin ticaretindeki büyük ortak Avrupa olunca, gelişmelerden görülebilecek zararı en aza indirecek şekilde önlem planları hazırlanması gerektiği tespit edildi. Simülasyonlarla çok sayıdaki farklı olasılıklar inceleniyor. Ayrıca her bir olası durum için zarar analizleri de ortaya konuyor. Örneğin “3. çeyrekte parite şuraya inerse, otomotiv sektörü 2 milyar euro zarar eder” gibi tespitlerle, sözkonusu sektörlerde bu zararın karşılanması için şimdiden alınacak önlemler belirleniyor.
Euronun dolar karşısındaki değer kaybı 2009 yılı sonundan itibaren yüzde 22’ye ulaştı. Paritede 2009 sonunda başlayan düşüş süreci euro/dolar paritesini 1.50’li seviyelerden, 1.19 seviyesine kadar çekti. Paritenin yıl başından bu yana değer kaybı yüzde 20’yi aştı. Hafta başı itibarıyla paritenin 1.15’e kadar gidebileceği düşünülmeye başlandı.
Yunanistan krizinin patlak vermesiyle başlayan paritedeki düşüş, Avrupa ülkelerinin ortak ve kararlı bir politika üretememesine dayandırılıyor. Ankara’da ekonomi yönetimi eurodaki kan kaybının 1.15’lerde duracağı tahmini yapıyor.
Euro her gün eriyor
Yunanİstan, İspanya, İrlanda, Portekiz, İtalya’ya bir de Macaristan’ın eklenmesiyle iyice alevlenen Avrupa ekonomilerine yönelik kaygılar, euroyu vurmaya devam ediyor. Euro, dün de dolar karşısında 1.1876’ya kadar inerek Mart 2006’dan bu yana gördüğü en düşük seviyeye indi. Moody’s’in Macaristan’da iktidar partisi yetkililerinin, Yunanistan’a benzer bir borç krizinden kurtulma şanslarının çok zayıf olduğunu söylemesinin kredi notu açısından olumsuz olduğunu açıklaması eurodaki düşüşü hızlandırdı. Atina Borsası Mart 1998’den bu yana görülen en düşük seviyeye geriledi.
Dolar 1.61 TL’yi aştı
UluslarararasI piyasalarda euro karşısında hızla değer kazanan dolar, içeride 1.6175 TL’ye kadar yükseldi. Cuma günü 1.9250 TL’den kapanan euro ise 1.91 TL’ye düştü. Yurtdışı borsalardaki kayıpların etkisiyle İMKB, yüzde 0.56 gerileyerek 54.306 puana indi. Haftaya yüzde 8.83 seviyelerinden başlayan bono faizleri yüzde 8.93’e kadar çıktı. Bankacılar, yurtdışındaki gerginlikten dolar ve borsa kadar etkilenmeyen bono faizlerinin yüzde 9’un üzerine çıkabileceğini söylüyor