Günün Haberleri   |   Giriş sayfam yap   |   Favorilere ekle   |   Künye   |   İletişim   |   Sitene haber ekle


 
DOLAR
5,7045
EURO
6,3186
IMKB
101.447,400
ALTIN
275,482
 
Hava Durumu ANKARA
11 / 26 C°
Değiştir
 
     
 
Medya Spot Google
 
 
 Ana Sayfa  Gündem   Ekonomi   Dünya   Yaşam   Medya   Spor   Magazin   Polis Adliye   Eğitim   Yerel Haberler 
 
Piyasalara Yeni Bir Nefes Önerisi:Devreden KDV’nin İadesi
 Cahit Saraçoğlu 28 Ağustos 2019 Çarşamba  

 Reel sektör bir yandan vergi, SSK ve teminat sorunları ile boğuşurken, bir yandan da bu sorunu aşacak yöntemler öneriyor. Son aylarda alınan önlemlere rağmen inşaat, sanayi, imalat gibi öncü sektörlerde üretim ve imalatın azaldığı, ciddi bir durgunluğun olduğu, satışların da yok denecek kadar az olduğu dile getirilirken, mutlak başarı için yeni ve ek bazı düzenlemelere ihtiyaç olduğu ifade ediliyor. Bu kapsamda iş dünyasının dile getirdiği önerilerin en önemlisi ise devreden KDV’nin vergi ve SSK borçlarına mahsup edilmesi oldu. Çünkü son aylarda vergi ve SSK prim borçlarının tahsilatında ciddi düşüş görülüyor. Bu durumun ise ekonomide resesyon riski oluşturabileceğine dikkat çekiliyor.

 KDV STOK DEVRİ ARTIYOR

 Öte yandan piyasalarda ekonomik durgunluk nedeniyle satışlarda yaşanan düşüşün etkisiyle şirketlerin üzerinde yeni bir yükün de oluştuğunu anlatan sektör yetkilileri, devir KDV stokunun her geçen gün arttığına işaret ediyor. Bu kapsamda satışlardaki düşmeye bağlı olarak hesaplanan KDV’nin azalmasıyla, devir KDV tutarının arttığına dikkat çekiliyor. Sektör “Devir KDV tutarı arttıkça, şirketler üzerindeki KDV kaynaklı finansal yük de büyüyor. Devir KDV kaynaklı bu yük artık taşınamayacak boyutta” tespiti yapıyor.

 Bu yükten en çok da yatırım yapan, üretim süreci uzun veya stok devir hızı düşük olan ya da maliyetinin altında satış yapan işletmelerin zarar gördüğünü anlatan sektör, “Bu işletmelerde hesaplanan KDV, genellikle ödenen KDV’den az oluyor. Bu da, indirilemeyip devir eden KDV sorununa neden oluyor, devir KDV sorunu ise birkaç yıl hatta daha uzun yıllar sürebiliyor. Özellikle yatırım yapan işletmeler, devreden KDV’yi uzun süre bilançolarında taşımaları nedeniyle örtülü bir vergilendirmeye maruz kalıyorlar. Devir KDV, bu işletmeler üzerinde finansman yükü oluşturuyor” değerlendirmesini yapıyor.

 KONUTDER danışmanı Yeminli Mali Müşavir Abdullah Tolu ise devreden KDV sisteminin, bir anlamda vergi mükelleflerinin devleti finanse ettiği bir sisteme dönüştüğünü dile getiriyor. Banka kredilerinin kıt ve paraya ulaşmanın zor olduğu bir dönemde, devreden KDV’nin yarattığı finansman sıkıntısı ve yükünü vergi mükelleflerinin taşıdığını anlatan Tolu, “Hemen herkes ‘devletten KDV alacağım var, hiç bir şey yapamıyoruz’ diye serzenişte bulunuyor” sözleriyle piyasalardaki durumu özetliyor.

 Şu an itibariyle devir KDV toplamının 200 milyar lirayı aştığına dikkat çeken Tolu, KDV uygulaması yapan ülkelerin büyük bir kısmında böyle bir problemin bulunmadığını dile getiriyor. Tolu, “Çünkü devir KDV’nin iadesi uygulaması var, devreden KDV iade ediliyor. Örneğin AB ülkeleri, Singapur, Güney Kore gibi. Bu ülkelerde devreden KDV alacakları 30 gün, 3 ay, 6 ay veya izleyen yılın ilk aylarında şirketlere mahsuben ve nakit olarak iade edilmektedir. En son olarak da, Çin 2019 yılında devir KDV’nin iade edileceği sisteme geçti. Nedeni ise, yavaşlayan ekonomik büyüme ve ABD ile yaşanan ticaret savaşları” diyor.

 DÜZENLEME GETİRİLDİ GERİ ÇEKİLDİ

 2018 yılında yasalaşan 7104 sayılı Kanunla ilgili taslak çalışmalarda, devreden KDV iadelerini öngören yeni bir sisteme geçilmesinin planlandığını hatırlatan Tolu, “Ancak TBMM Genel Kurulu’nda ‘devir KDV iadesi tutarının bütçeye etkisinin hesaplanamaması’ ve ‘diğer bazı yanlış anlamalar’ nedeniyle son anda verilen önergelerle Kanun kapsamından çıkarıldı. Eğer söz konusu düzenleme yasalaşmış olsaydı, çağdaş vergileme ilkelerine son derece uygun bir düzenleme olacak, reel sektörün (piyasanın) uzun süredir sıkıntı yasadığı bir konu çözüme kavuşturulmuş olacaktı. Ayrıca, bu şekilde mevcut sistemde işletmelerin bilançolarında biriken bu KDV’ler nedeniyle işletmelerin yaşadığı ciddi finansman yükü önlenecek, KDV Kanunu, işletmeler üzerinde finansman yükü oluşturmayan bir yapıya dönüştürülmüş olacaktı” değerlendirmesi yaptı.

 TEMİNAT MEKTUBUNA ÇÖZÜM OLUR

 KDV Kanunu’nda küçük bir değişiklik yapılması ile devir KDV’nin reel sektörün finansman ihtiyacına ve teminat mektubu sorununa çözüm olabileceğini, reel sektörün beklentisinin ise devreden KDV’lerin nakden iade edilmesi olduğunu anlatan Tolu, “Ancak gerek ülkemizin gerekse dünya ülkelerinin içinde bulunduğu ekonomik, mali ve siyasi durumlar dikkate alındığında bu kadar yüksek bir tutarın bir anda Hazine’den nakden çıkması mümkün görünmüyor” tespiti yapıyor. Tolu bu kapsamda 5 yıl gibi bir zaman dilimi içerisinde devir KDV’nin bir kısmının nakit, bir kısmının vergi ve SSK borçlarına mahsup edilmesi, kalan kısmının da teminat mektubu sorununun çözümü bakımından hazine bonosu ve devlet tahvili verilerek tasfiye edilmesi daha mantıklı görünüyor. Bundan sonra oluşacak devir KDV’lerin ise, diğer ülke uygulamaları esas alınarak 3, 6, 9 aylık dönemler halinde veya yıllık iadesine olanak sağlanmalı, bu şekilde devir KDV sorunu kalıcı çözüme kavuşturulmalı” önerisini dile getiriyor.

///cs///

Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
  Toplam yorum 0   Onay bekleyen 0  


Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.
 

Bu yazı henüz yorumlanmamış...


 Yazarın Diğer Yazıları
 
  ÇOK OKUNANLAR
  YAZARLAR

 
EMİN VAROL
 
S 400’LER KKTC’YE Mİ?

 
Ercan Deva
 
Hatalar Zinciri ve Ortak Akıl

 
MURAT ŞAHİN
 
Erken seçim olur mu?

 
Cahit Saraçoğlu
 
Piyasalara Yeni Bir Nefes Önerisi:Devreden KDV’nin İadesi

 
Yasin Burak Arslan
 
DÜNYA EKONOMİSİNDE ŞAH VE MAT ADIMLARI
  ÇOK YORUMLANANLAR
  ANKET
Ekrem İmamoğlu CHP Genel Başkanı Olmalı mı?
Evet
Hayır
İlgilenmiyorum
 Sonuçları göster   
 
 
RSS

Add to Google
Medya Spot'ta yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz.  Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Medya Spot sorumlu tutulamaz.